Kocatepe Mah. Hatay Sok. 4/12 Kızılay Ankara 0312 4190204 info@bigdata.com.tr

Adli Belge İncelemelerinde Bilinmeyenler

 

Adli belge incelemesi, büyük bir bilgi birikimi, deneyim, zaman, dikkat, özen, etik değerlere uygunluk ve ağır sorumluluk gerektiren bir uzmanlık dalıdır. Adli bilimler ve belge incelemeleri alanında bazı terimlerin sıklıkla karıştırıldığı bilinmektedir. Bu yüzden aşağıdaki tanımlamalara göz atmak faydalı olacaktır.

Kriminoloji; Suç olgusunun sebeplerini sosyal ve kişisel faktörler açısından inceleyen bir bilim dalıdır.

Kriminalistik; Delillerin, gerçeğin ve dolayısıyla suçlunun bulunmasına ve cezalandırılmasına yardım eder. Bu yönüyle suçu önleme ve caydırma vasıtasıdır. Uğraşı alanı adli tıptan daha geniştir. Çünkü konusu tüm suçların nasıl işlendiğini ortaya çıkarmaktır. Suçun işlenme şekli ve kullanılan vasıtalar suçlunun kişiliği ve suçun sebebi hakkında bilgi verir. Bu yönüyle kriminalistik kriminolojiye yardım eden bir bilim dalıdır.

Kaligrafi; Güzel yazı yazma sanatıdır.

Grafoloji; El yazısı ve imzaya bakarak kişinin karakter analizini yapar.

Adli Belge incelemesi; Anlaşmazlık yaratan ve delil niteliği olan her turlu şüpheli dokuman incelemesi yapan bir disiplindir.

Belge inceleme uzmanı kimdir?

Belge inceleme uzmanı, belgelerle ilgili gerçeklerin ortaya çıkarılması için çalışma ve araştırma yapma konusunda uzmanlaşmış kişidir. Belge “inceleme uzmanı”nın sadece el yazısı, daktilo yazısı ve printer çıktıları üzerinde uzmanlaşması yeterli değildir aynı zamanda sahtecilik, kâğıt ve mürekkep analizi, tahrifatlı belgeler ve belge hazırlanmasında kullanılan tüm teknik cihaz ve yöntemler üzerinde de uzmanlaşması gerekir. Belge inceleme uzmanını sadece belgenin çeşitli unsurlarını tetkik etmek üzere uzmanlaşmış kişi olarak düşünmemek gerekir; bu kişi aynı zamanda elde ettiği bilgileri yorumlayabilmelidir.

Bu bilgilerin ilgili makama sunulması yani rapor haline getirilmesi ise ayrıca eğitim gerektiren bir konudur.

Adli belge incelemesinde sorular

Adli Belge incelemelerinin ana gövdesini el yazıları ve onun özel bir formu olan imzalar oluşturmaktadır.  İmza, üstünde yazılanların bilindiği, kabul edildiği ve onaylandığı sonucunu doğuran ve sahibini alacak, borç ya da taahhüt altına sokan kişisel bir izdir. Bir başka deyişle imza; "sahibini kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde belirleyen ve bir belgeyi onaylama iradesini kesin olarak belirten ayırt edici ve kişisel el yazması her tur işaret" olarak tanımlanmaktadır.

Orijinal belgeler yanında fotokopi, karbon nüsha, faks çıktısı vs. gibi nüsha belgeler veya kapı, pencere, teneke, taş, tahta gibi üzerinde yazı bulunan bazı taşınmaz malzemeler de ya sökülerek ya kesilerek ya da hiçbiri yapılamazsa fotoğrafı veya videosu çekilerek incelemeye gönderilmektedir.

Bazen avuç içine veya diğer bir vücut bölgesine yazılmış yazılar da inceleme konusu olabilmektedir.

Adli imza incelemelerinde genellikle imza olarak nitelendirilemeyecek, düz bir çizgi ya da gelişi güzel şekiller oluşturularak atılan imzalar sıkıntı yaratmakta ve imza incelemelerini olumsuz etkilemektedir.

Birçok olayda özellikle öldürme, trafik kazaları, hırsızlık, soygun vb. suçların işlenmesinde ulaşım araçları kullanılır. Olay yerlerine gelen ulaşım araçlarının geliş ve gidiş yollarında tekerlek izlerine sıkça rastlanmaktadır. Bu izlerin gerek kalıplarının alınması ve gerekse fotoğraflanması suretiyle şüpheli izlerle karşılaştırılarak incelenmesi pek çok olayın açığa çıkmasını sağlayacaktır.

Olumun orijini bazen olay yerinde bulunan bir intihar mektubundaki yazı aidiyetinden belirlenebilmektedir.

İnceleme Konusu Belgeler

Ülkemizde belge düzenlenmesinde çoğunlukla bir standardizasyon olmaması nedeniyle belge çeşitliliği tahmin edilemez sayılara ulaşmış olduğu gibi en önemlisi belgeler üzerindeki adli hususların tespitleri de güçleşmiştir.

Sözleşme, tutanak, beyanname, protokol gibi başlıklar veya taraflarca atılan herhangi bir başlık altında yine genellikle düzenleyenin koyduğu kurallar çerçevesinde düzenlenen belgeler daha sonra yaşanan anlaşmazlıklar veya kişilerin ölmesi durumunda adli olaylara konu olabilmektedir.

Gerek kullanılan yazı materyallerinin (kâğıt, kalem gibi) belli bir standardı olmaması gerekse düzenlenen belgenin düzenleniş biçimi, baskı teknikleri ve kullanılan mürekkepler bakımından da belli bir standardı olmaması nedeniyle incelemeler esnasında bilirkişiler güçlükle karara varmaktadırlar.

Herhangi bir kâğıt parçası senede dönüştürülebilmekte, daha evvelce izin dilekçesine atılmış bir imzanın üst kısmında kalan boşluktan istifade edilerek pekâlâ başka amaçlı belgeler oluşturulabilmektedir.

El Yazısı Analizi ve Sonuçların Güvenilirliği

Her ne kadar bilişim çağını yaşamakta isek de el yazısı ve imzanın aidiyetlerinin tespit edilmesi, günümüzde de adli tip ve adli bilimler içinde hem çok önemli bir yer işgal etmektedir, hem de hala bu konuda çok güçlükler yaşanmaktadır. Yazılı ve imzalı belgeler kullanılmaya devam edildiği surece de bu konunun önemi devam edecektir.

El yazısından kimlik belirlenmesi, yaygın kişisel karakteristiklerin hem örnek hem de şüpheli yazılarda bulunması halinde benzerlik olarak algılanmakta buna karşın zıt ya da farklı özelliklerin bulunması da farklılık olarak yorumlanmaktadır. Yani aslında belge incelemesi; kabul edilen örneklerle kabul edilmeyenlerin karşılaştırılarak benzer ve benzemez unsurların ortaya konması işlemidir.

Kimliklendirme de yazının bütün unsurları (ki bunlar; harf şekilleri, orantılar, olgu, eğim, harf ve kelime aralıkları, başlama ve bitirme çizgileri, basınç, kalem hareketleri ve yazı kalitesi, yazının kâğıt üzerindeki düzenlenişi, yani çıkıntılar, boşluklar, istif, eklemeler, sıralama ve heceleme, noktalama, üslup ve gramer) dikkate alınmalıdır. "B, T, D, K, k, S, s, ş, ş, G, g, F, f, Y, y, M, m, N, R” gibi harflerin tanısal değerleri "L, l, I, i, i, i, V, v, u, C, c” gibi harflere nazaran oldukça fazladır. Burada harflerde yapılan süsleme çizgileri de tanısal değerleri artıran unsurlardır.

Örgütlenme şekilleri çok farklılıklar içerebildiğinden birkaç harf bile tanı konmasını sağlayabilir. Yurt dışında bazı merkezlerde harflerin ölçeklendirmesi ile yapılan gelişmeler mevcut olmakla birlikte tanısal değeri düşük olan harflerin çoğunlukta olduğu yazılarda sağlıklı neticeler alınamamaktadır. Ölçeklendirmenin ancak; harflerin yukarı ve aşağı uzantıları, harfler ve kelimeler arası mesafelerin ölçülmesi, eğim olgumu gibi hususlarda tanıda oldukça değeri bulunmaktadır.

Yazı imzalarda esas inceleme öncesinde bir on inceleme yapılmalıdır. Bu işlemle birlikte inceleme konusu belge ile karşılaştırma belgelerinin birbirinden ayrılması, belge asıllarının incelemeye dahil edilmek üzere temin edilmesi, yeterli nitelik ve sayıda karşılaştırma belgelerinin temini, incelemeye dahil edilen bilgi ve belgelerin yetkili makamlarca onaylı olması, adli tahkikat dosyasının incelemeye dahil edilmesi sağlanmalıdır.

İnceleme - değerlendirmede ise; Etik değerlere uyarak tarafsız şekilde, dürüstlük ve doğruluk ilkelerine uygun, bilimsel kabul gören değerler kullanılarak inceleme yapılması, doğal olan ve olmayan varyasyonların tespiti, karşılaştırma belgelerinin tarihsel sıraya konularak varyasyonların takip edilmesi, incelemeye atfedilen kişilerden başlanması, imzaların tetabuk edip etmemesi, gerçek imza içeren belgelerin diğer yönlerden sahtelik içerip içermemesi, kaçış emarelerinin bulunup bulunmaması, imzaların ters yan konumda atılmış olup olmaması, yazı unsurlarının değerlendirilmesi, imzaların paraf imza olup olmamaları dikkat edilmelidir.

Harflerin yüksekliği, genişliği, açıları ve diğer parametreler ölçülmelidir. Ancak en önemlisi bir harfin kendisi veya benzeri ile karşılaştırılmasıdır. "a” harfi "a” harfleri ile, "b” harfi "b” harfleri ile karşılaştırılmalıdır. "a” harfi "A” ile veya "e” harfi "E” ile karşılaştırılamaz. Ancak zorunluluk durumunda örneğin "h” harfi "k” harfi ile karşılaştırılabilir. Harfler birebir karşılaştırıldıktan sonra diğer unsurlar gözden geçirilmelidir. Boyut, eğim, noktalama işaretleri, harfler ve kelimeler arası mesafe, harfler arası bağlantılar, yapılan şekil ve çizgiler, sayfa kenarlarında bırakılan boşluklar, kalem basışı (fulaj), örgüler, ilişkiler, eğim, kalem kaldırmalar, mürekkep kalıntıları, kalem duraksamaları, kaşelenmeler ve diğer tüm tanı unsurları değerlendirilmelidir.

Sürekli olarak karşılaştırma amaçlı alınan örneklerde harflerin farklı şekillerde yapılma gayreti, zayıf kalitede çizgiler, durağanlık, farklı kalem çentik veya kalıntıları, tamamlama arazları, farklı kalem başı izlerinin doldurulması sahtelik unsurları olarak değerlendirilmelidir.

Esas incelemeye geçmeden önce karşılaştırma belgelerinin tümü gözden geçirilmeli ve benzerlikler ve farklılıkları saptanmalıdır. Burada belirlenecek olan iki temel husus vardır. Bunlar Karakteristikler ve varyasyonlardır (doğal ve doğal olmayan).

Karakteristikler; harflerin şekilleri, harf kombinasyonları, temel hareketler (kemer, taç, açı, bombelik), çizgi kalitesi, bası özellikleri, eğim, gölgeleme oranları (yüksek, düşük), kişisel hareketler, kenar çizgisi, sik kullanılan kelimeler, özel işaretler, özel semboller ve çizgiler, hız vs.,

Varyasyonlar; harflerin yapılanma metotları, kalem hareketlerinin belirlenmesi, mürekkep çizgileri ve içindeki boşluklar kendi içindeki orantıları, kelimeler içindeki farklı harflerin orantıları, rakamlar, bağlantılı yazı, kişisel farklılıklar, kelimelerin varyasyonları, karışık el yazısı, imza, kâğıdın kullanımı, mizanpaj, yazarın kendi içindeki varyasyonları, ayni yazar tarafından kullanılan farklı form harfler, heceleme ve imla hataları.

Her harfin yapılanması, örgülenme şekilleri dikkatle saptanmalıdır. Zira ilk bakışta harfin şekli (bombeliği, yüksekliği, genişliği, orantısı, eğimi, diğer harflere olan bağlantısı vs.) benzetilebilir ancak burada çok önemli olan birkaç husus dikkatle değerlendirilmelidir: başlangıç noktası, hareket yönü, kalem kaldırma sayısı (harfin kaç harekette tamamlandığı), akışkanlığı vs. gibi.

Genel olarak tüm dünyada el yazısı dendiğinde içerisinde imzanın da varlığı kabul edilmektedir. Zira imza da bir el yazısı formudur. İmzalar bazen az ya da çok yazı karakteri içermekte, bazen sadece grama ve çizgilerden oluşmakta birçok kez ise her ikisinin karışımından oluşmaktadırlar. Bunların dışımda "paraf" olarak isimlendirilen oldukça basitleştirilmiş imzalar da bulunabilmektedir. İmzaların önemi onların hukuki üstünlüklerinden kaynaklanmaktadır. Çünkü bir belgede bulunan imzanın o belgeyi tasdik anlamı taşmasına rağmen ayni belgede kişinin sadece el yazısının bulunması onu yükümlülük altına sokmayabilir. İnsanlar başka kişilere ait belgelere birtakım yazılar yazabilirler. Ancak sorumlu olan şahıs o bilgileri onayladığını imza atarak belirten şahıstır.

Yazı öğrenmesi, deneme yanılma yerine iradeli kazanma usulüyle gerçekleşir. İradeli kazanmanın en yalın şekli algılanan örneğin taklididir. Tekrarlananlar arttıkça yavaş yavaş başta proseste olan iradi tasarlama, hareket şeması, zihinsel model gibi tasavvurlar ve zihni kontrol kaybolmaya başlar, bunun yerini uyaranlara karşı mekaniksel karşılıklar alır.

El yazısını etkileyen faktörler çevresel ve içsel faktörler olarak iki ana grupta toplanabilirler. Bir el yazısının karakteristik şeklini almaşı; öğrenildiği yazı sistemine, okula, öğretmene, mesleğe, yere ve zamana, yazarın kişisel ve kültürel yetenek ve becerisine bağlı olup çok çeşitli fiziksel ve ruh- sal farklılık ve etkenlerle (yazı materyalleri, yazıldığı yer, çeşitli hastalıklar, bazı ilaçlar veya alkol uyuşturucu kullanılması, yaşlılık, el veya koldaki ortopedik özürler gibi) değişebileceği gibi zamanla da farklılıklar gösterebilmektedir. Yazılar da farklılaşmaya yol açabilecek etkenlerin ve değişikliklerin bilinmesi belge inceleme uzmanları için önemlidir.  

El yazısı ve imzalarda kişiden kişiye oluşan farklılaşmalar ile kişinin kendisinde değişikliğe neden olan durumların nasıl bir farklılaşmaya sebep olduğunun bilinmesi inceleme uzmanları açısından büyük önem taşmaktadır. Bu nedenle karşılaştırmaya esas alınan örnekleri hem çok sayıda olması hem de geniş bir zaman dilimine yayılmış olması gerekmektedir. Bu amaçla inceleme konusu belge düzenlenme tarihinden önce ve sonra değişik amaçlarla çok miktarda atılmış imza ve yazılmış yazıların değerlendirmeye alınması doğru sonuca ulaşmak için gereklidir.

Alkolün el yazısı üzerine etkilerinin araştırıldığı deneysel çalışmalarda; gelişigüzel özensiz ve düzensiz yazma eğilimi, daha geniş ve büyük harf kullanımı, harf formlarında bozulmalar, harf boyutlarında orantısızlıklar, daha basınçlı yazma, yazı hızında azalma, yazı meyillinde yukarıya ya da aşağıya doğru değişme, hatalı harf bağlantıları, harf hataları, kopyalanan metinlerde kelime veya satir atlamalar, yazı okunaklığında azalma ve hatta ilerleyici bozulma, titrek yazı gibi özellikler saptanmaktadır. O nedenle yazıların yazılış şartlarının bilinmesi sağlıklı sonuca ulaşmada önem arz etmektedir.

Yaşlanmanın el yazıları üzerinde meydana getirdiği değişikliklerin araştırıldığı bir çalışmada; yaşlanma ile birlikte yazının dikey ve yatay hatlarının bozulduğu, yazı ve imza boyutunun arttığı, yazı hızının azaldığı, harfler arası mesafenin arttığı, okunaklığının anlamlı derecede bozulduğu, kopyalama hatalarının arttığı ve imla uyumunun kötüye gittiği saptanmıştır.

Adli belge incelemesinde bazı prensipler kural haline gelmiştir. Örneğin varsa veya temin edilebiliyorsa inceleme konusu belgelerin asıllarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Fotokopi veya suret belgelerde hız, işleklik derecesi ve bası derecesi (fulaj) gibi bazı önemli tanı unsurları değerlendirilemeyecektir.  

Ayni içerikli yazıların veya yazarın imzasının kendisi tarafından tekrar tekrar yazılmaları halinde binlerce kez yazılsa veya imza atılsa bile tetabuk etmeleri (üst üste çakışmaları) mümkün görülmemektedir.

Adli belge inceleme laboratuvarında aşağıdaki temel malzemeler bulunmalıdır

  • Gün ışığı dahil olmak üzere iyi bir aydinlatma kaynağı,
  • x5'ten x40'a kadar büyütmeye imkân veren mikroskop (stereo-microscopy),
  • Kızılötesi (infrared), UV (morotesi), ışık kaynakları,
  • Doğru ölçüm için hatve cetveli,
  • Elektrostatik Tespit Cihazı (Electrostatic Detection Apparatus- ESDA), 
  • Eğik (Yatay) ışık kaynağı,
  • Görsel sonuçları kaydetmek için fotoğraflama sistemleri

Bazı laboratuvarlarda yukarıda sayılan özellikleri içinde barındıran ve halen ülkemizde ve diğer ülkelerde kullanılan Video Spectral Comparator ana adi altında çeşitli marka ve modellerde cihazlar kullanılmaktadır. Bu cihazların bazı bilgisayar programları aracılığı ile daha işler hale getirildiği kayıt ve depolama işlemlerinin de bu sayede yapılabildiği bilinmektedir.

El yazısında olduğu gibi imza da şahısların kimliğini tespite yarayan önemli bir delildir. Ancak bazı fiziksel deliller (Ör: parmak izi) gibi tek ve benzemez özellikte olmaması yanında değişmez ve değiştirilemez de degildir. Bir imzanın sahteliğinin tespit edilmesi hem özel hukuk yönünden (borçlu-alacaklı-şahit ve borç miktarının belirlenmesi) hem de ceza hukuku yönünden (suçluların tespiti ve cezalandırılması) gereklidir. Bu gerekliliğin en uygun şekilde ve en hızlı biçimde gerçekleşmesi şarttır.

Bakarak taklit yöntemi ile yapılan imza sahtecilikleri sıklıkla rastlanılan sahtecilik türlerindendir. Bu tur sahte imzalarda durağanlık, farklı yerlerde duraksamalar, kalem basısının imzanın tamamında eşit baskıda olması, aşırı kalem kaldırmalar titreklikler rastlanan arazlardandır.

Yanlış pozitif sonuçlarda haksız yere kişiler zan altında kalabilirler. Burada temel sorun sahtekârlar tarafından profesyonelce yapılan taklitlerin incelemeciler tarafından anlaşılamamasıdır. Bu durum genellikle yetersiz değerlendirme yanında karşılaştırma olarak kullanılan imza ve yazılardaki varyasyonların çokluğunun sahtekârların yaptığı hataları maskelemesinden kaynaklanmaktadır. İnceleme ve karşılaştırma ve inceleme yapılacak kişilerin sınırlandırılması da bu hatanın oluşmasını kolaylaştiran sebeplerdendir.

İstemli olarak değiştirilen imzalarda bazı kalıcı unsurların tespiti ile aidiyet saptanabilmektedir. Yapılan bir çalışmada yeterli bilgi, beceri ve deneyim sahibi yazı inceleme uzmanları tarafından, büyük dikkat, özen ve zaman sarf edilerek yapılacak bir inceleme neticesinde isteyerek değiştirilmiş bir yazının yazarının belirlenmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.

Şüpheli imzalar 6 Grupta Tanımlanabilir

1. Belgedeki imzanın ismine atfen atılı olduğu kişinin orijinal imzasını kopya veya taklit çabası gösterilmeden (veya atfedilen kişinin imzası hiç bilinmeden veya görülmeden) rastgele atılmış sahte imzalar.

2. Hayali şahıslar adına atılmış sahte imzalar.

3. Orijinal bir imzayı kopyalamak suretiyle adilmiş sahte imzalar (belge, orijinal imzayı taşıyan belgenin üzerine veya altına konmak suretiyle orijinal imza takip edilerek atılırlar).

4. Defalarca deneme yapıldıktan sonra orijinal örnek imza taklit edilerek farklı kişiler tarafından serbest elle atılmış sahte imzalar (serbest taklit-freehand simulation).

5. Şahsin kasıtlı olarak farklı tarzda veya orijinal imzasını bozarak atmış olduğu imzalar.

6. Hile ile elde edilmiş gerçek imzalar (pul nakli ile yapılan imza sahteciliği, orijinal imzaların üzerlerindeki boşluklardan istifade edilerek başka belgeye dönüştürme gibi burada imzalar orijinal olsalar bile belgeyi tasdik mahiyetinde atılmamış imzalardır).

Serbest taklit yöntemi ile oluşturulan imza sahteciliği; sahteci açısından en zor aynı zamanda incelemeci açısından ortaya çıkartılması en güç olan sahtecilik tipidir. Bu tip bir sahteciliği yapabilmek için sahtekâr günlerce, hatta bazen haftalarca imza atma antrenmanları yapmaktadır. Bu tip imzalar oldukça seri, hızlı ve akışkandır. Titreklikler, tereddütler, kalem kaldırma ve mürekkep birikimleri gibi arazlar içermezler.

Matbaa basımı belgelerin (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, bilet, diploma, para vs.) sahteciliklerinde; matbu yazılardaki baskı kalitesi, kâğıt evsafı, mürekkep renk tonu ile birlikte içerdiği yazı, imza, mühür, kaşe, pul gibi ilave unsurlarla birlikte değerlendirilerek varsa orijinal örnekleri ile karşılaştırılmaktadır.

Islak imza Kavramı

Islak imza tabiri genelde halk arasında kabul gören bir terim olmakla birlikte anlamı; gerçek imza (genuine signature) veya orijinal imza ile eşdeğerdir. Biraz daha açmak gerekirse mürekkep, boya gibi yazı oluşturan kimyasal maddenin kalem veya benzeri bir materyal ile kâğıt veya herhangi bir yüzeye bizzat kişi tarafından kendisini tanımlayan çizgi veya şekillerin aktarılması ile oluşan izlerdir. Bu izler hemen kısa bir müddet önce atılmış olabileceği gibi yıllar önce de atılmış olabilirler, ancak fotokopi, faks, printer vs. gibi teknolojik cihazlar- la veya makinelerle oluşturulmuş kopya örnekler değil asıldırlar. Islak imza makineleri ile oluşturulan imzalar orijinal (asil, gerçek) imza ruhunu veremezler. Makine ile oluşturuldukları için basmakalıptırlar. Ayni imzadan sayısız çakışan örnek oluşturulabilir. Ancak bu imzalarda fulaj farklılıkları, kalem kaldırma, durağanlaşma veya hızlanma, kişisel varyasyonlar, eğimdeki farklılaşmalar, alana göre imza boyutundaki küçülme ve büyümeler oluşturulamazlar. Islak imza makineleri bir nevi yüksekten genel hatları ile resmedilen bir imzanın ince detayları olmaksızın yazı materyali üzerine aktarılmasına yarar.

Belgelerin Yaşının Saptanması

Bazen bir belgenin düzenlenme tarihi, imza ya da yazıların yazılış tarihleri de uzmanlardan talep edilebilmektedir. Bu konudaki araştırmalar devam etmekle birlikte hala belge incelemeciler tarafından tam olarak kabul gören bir tespit yöntemi bulunmamaktadır.

Uzmanlar belgenin düzenlendiği kâğıdın evsafından yazıyı yazmakta kullanılan mürekkebin içeriğine, belge üzerinde yer alan kaşe, mühür, pul gibi ilişik materyallerin içerik ve özelliklerine varıncaya kadar birçok unsuru sonuca ulaşabilmekte aracı olarak kullanmışlardır. Belirlenmesi istenen zaman dilimi olaydan olaya değişmektedir. Bazen birkaç günlük bir sure davanın çözümünde önemli iken bazen çok uzun zaman aralığında sonuç vermek yeterli olmaktadır.

Bu konuda değişik fiziksel ve kimyasal teknikler kullanılmakla birlikte sıklıkla birçok yöntemden bir arada yararlanılır ve bu yöntemlerin birbirini teyit etmesi beklenir. Ancak yinele çoğu kez elde edilen deliller son derece kısıtlıdır. Belgenin düzenlendiği iddia edilen tarihin dışlanması sıklıkla ulaşılabilen en iyi sonuçtur.

Belgenin yazıldığı kâğıdın lif yapısı, kaplama ya da parlaklık için kâğıt hamuruna eklenen bazı maddeler, belgenin hazırlanış tarihi ile ilgili bilgi verebilmektedir. Kâğıdın hamurajında titan yum dioksit saptanması sureti ile asrilik bir belge olduğu sanılan Vinland Haritasının aslında oldukça yeni tarihli bir belge olduğu ispatlanmıştır.

Kâğıdın isi, ışık, nem gibi diş etmenlerden dolayı göstereceği değişimin kesin kriterlerle belirlenmesi mümkün olmamakla birlikte bazen adli tahkikatla desteklenmek koşulu ile ihtimali sonuçlar verilebilir. Deneyimli bir adli belge inceleme uzmanı eski belge görünümü vermek üzere olumsuz koşullara tabi tutulmuş bir belge ile uzun zaman içerisinde doğal yollardan bu görünümü almış bir belgeyi ayırt edebilir.

Adreslerimiz:
         Ankara    : Meşrutiyet Cad. Hatay Sok. Sabancı İş Merkezi No:4/12 Kızılay/Ankara
Mobil    : (505) 9760930
         Tel        :  (312) 4190204  - (212) 2603440